for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Hayata dair olan gidişatımı tamamıyla aslında, zamanın kendine has olması gereken olanakların bakımından devam etmesiyle zamanın  akışına bırakıyorum onun haricinde bu tip konuların üzerinde fazlasıyla düşünerek kendimi harap etmiyorum. Ancak yine de yaşamın belli başlı hislerini, duygularını yoğun bir şekilde yaşayarak devam etmem gerektiğini hayat serüvenimin bu şekilde olduğunu düşünüyorum. Her birimizin düşlediği olması imkansız gözüyle bakılan ya da olası planları vardır. Ben genellikle her zaman çok fazla hayal kurmanın bir sakıncası olmadığı ve de hayal kurmanın inanmak olduğunu kesinlikle düşünüyorum. Onlardan en manevi kısmını dile getirecek olursam eğer her ne eserim, yapıtım olursa olsun Dünya’da bir emare kalarak farklı insanların hislerine dokunmak olacaktır. Hatta yazın konularındaki yazarlık hedeflerim, faaliyetlerim haricinde oldukça fazla şarkı sözü yazma gibi çalışmalarım, hedeflerim bulunmaktadır.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Yazı hayatıma, yaklaşık üç sene önce edebiyata ve romanlara olan ilgim sayesinde daha sonra insan ruhunun adeta parçası olduğunu, dinlendirerek terapi yapıp özgür bıraktığını bir ihtiyaç, gereklilik olduğunu düşündüğümden dolayı başlamıştım. Ardı sıra gelen psikolojik çöküntüler devam eden ruhsal bunalımlar ile yazmaya devam ederken yazmak benim bir kaçış yolum olmuştu hem sayfalarda bir iz olabilmek hem de kendimi, yaşamı keşfedebilmemi sağladı diyebilirim.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Kitaplar ile çoğunlukla tartışma, dertleşme hatta bazen fikir alma boyutunda devam eden derinleşmiş duyguların, sonrasında yazarın hissederek kaleme aldığı her şeyi  hissedebilme amacıyla kurduğum bir bağ olarak görüyorum. Daha çok psikolojik deneylere yer veren, bireysel ve toplumcu gerçekçi türdeki eserler ilgi alanımda. Dünya edebiyatında ki kendisini herkesin bildiği Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin eserlerini oldukça çok seviyorum. Fyodor’un yazdığı bir paragraf bile benim için fazlasıyla değerli ve kendisinin yazarlık hayatında kurmuş olduğu düzenle benim idolüm, bazen ondan ilham alıyorum söyleyebilirim.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Yaşamın bilinmezlikleri karşımıza her geçen gün çarparken üzerinde düşünerek zihnimizi kemirmesini engellememiz gerektiğini öne sürüyorum. Dünya’ya ,gereksiz düşleri beynimizde barındırıp ümitsizliğe kapılmaya değil bir amaç doğrultusunda huzurlu yaşamak için geldik. Hayatta ne olursa olsun beni yaşama bağlayan en önemli arzum, günün birinde mutlu bir şekilde günlerimi geçirebilme düşüncesidir. Yaşama dair sözlerimi şu sözler ile noktalamak istiyorum: 

İnsan psikoloji sırlarla çevrili bir dağ yamacı gibidir. Hangi şekil üstüne gittiğine göre  değişkenlik gösterebilir. Söz gelimi, kimi zaman güneşin ferahlığı üzerine geldiğinde, kararmış ümitleri tekrardan su yüzüne, berrak aydınlığa çıkabilir, kimi zaman ise karanlık bulutların kasvetli vaziyeti umutsuzluğun sebebi veya bazı istisnası durumlarda oluşan neşenin habercisi olabilir.

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Genellikle yaşadığım duygu değişimlerine göre yazdıklarım aynı orantıda değişkenlik göstermesiyle birlikte bazı zamanlarda kafamda kurduğum çeşitli uyarlamaları sayfalara aktarıyorum. Demek istediğim yazılarım doğrudan hayatımda olup biten her şeyi ve  sonrasında yazarken hissettiğim duyguların tamamıyla yansıması değildir.

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

Kitaplarım, müzik dinlediğim kulaklığım ve de yüzüğüm en sevdiğim eşyalarımdır. Beni en fazla mutlu edecek olanaklar hayata dair hedeflerimin gerçekleştiğini görmek ya da uzun yıllar sonra yaşlandığımda umudumu ve sevgimi kaybetmemiş olmamdır. Keşke diyebileceğim olay olarak spesifik bir olay söyleyemeyeceğim  yaşadıysam da hatırlamıyorum lakin pandemiden önce eskiden yaşadığım günleri daha çok derin kıymetini bilerek yaşamak isterdim. 

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

eecstaticc bünyesinde gerçekleşen bu sanat faaliyetleri kesinlikle devam etmesini düşünmemle birlikte sanat ve antoloji kitaplarına talep gelmesi bakımından insanları sanata, kitaba teşvik etmenin gurur verici bir manevi hissiyat olduğunu düşünüyorum. Sanat kitaplarını okumak farklı yazarların hislerini düşlerini görmek oldukça keyifli bir şey. Ayrıca yazarların yazın hayatlarında bir ışık, umut ve de başlangıç olabildiği için sanat ve antoloji kitap faaliyetlerini her zaman desteklemenin gerekliliğini savunuyorum. Umuyorum ki yaptığımız çalışmalar ile birilerinin zihnine, hislerine dokunabilmişizdir. Sanatın hep hayatınızda olması dileğiyle...

 

 

 

Instagram: @c.volkann

Volkan Çetinoğlu

 

Mart 2021

© eecstaticc