for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Sizin de belirttiğiniz gibi hayat bir yolculuktur ve insan da bir yolcudur. Çocukluktan gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşire, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder. Büyüdükçe, sorumluluk arttıkça yolculuk zorlaşır. Adeta yokuş yukarı çıkmaya benzer. Engebeli  ve yürümesi zordur.

Benim de hayat yolculuğum engebeli ve girintili çıkıntılıydı. Ama bu yolda bana hep güvenen ailem vardı. Yalpaladım, tuttular; düştüm, kaldırdılar. Şu an Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisiyim. Yazmayı ve okumayı çok seviyorum. İleride kendi yazdığım kitaplarımı bastırmayı düşünüyorum.

Okumayı seven, okuma aşkı ile yanan tüm okuyucularımın sadece akıllarına değil gönülleri de hitap etmek istiyorum.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Okuma ve yazmayı öğrenip elim kalem tutmaya başladığı andan itibaren yazmak benim için bir tutku oldu. İlkokuldayken babam bana bir defter almıştı. Yazdığım ilk hikaye örnekleri onlar diyebilirim. 

Yazmaya olan ilgim ortaokulda daha da alevlendi. Bunu fark eden Türkçe hocam bir gün ders sonrası beni yanına çağırdı ve bana gazetede ilk yayımlanan yazısını gösterdi. Hocamın böyle özel bir şeyi benimle paylaşmış olması beni çok mutlu etti. Bu olaydan cesaret alarak ben de 14 yaşındayken bir gazeteye yazı gönderdim ve yazım yayımlandı. İlk yayımlanan yazım ise o olmuştur. 

Yazmak benim için bir amaç değil kitlelere ulaşmak için bir araçtır. Olumlu fikirlerin olumlu cümleler ile kitlelere ulaştırılması taraftarıyım. Günümüz medyasında olumsuz dilin yaygın olarak kullanılmasından rahatsız olduğum için yapıcılığa inanıyorum.  Tahrip kolay, tamir ise zordur. Ama doğru olan, hak olan mutlaka üstün gelecektir. Buna inancım sonsuz. Yazacağım eserlerimle bu yapıcılığa bir tuğlada ben koymak istiyorum.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Kitaplarım benim yaşam serüvenimdir. Bir ebeveynin evlatları arasında fark gözetmemesi gibi ben de hiçbir kitabımı diğerine değişmem. Sevgi ve saygı çerçevesinde yazılmış tüm kitaplar benim için çok değerlidir. 

Benim fikrimi yansıtmasa dahi yazılan tüm kitaplara verilen emekten dolayı saygı duyar ve okurum. Ancak belirtmeliyim ki edipler edepli olmalı düsturuyla yazılması düşüncesindeyim.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Hayat; kâinatın süzülmüş bir özeti, parlak nuru, mükemmel meyvesi, en güzel süsüdür. Adeta insan küçük bir kâinattır. Bütün kâinatla alakadar olduğumuz için hayatımız kudret mucizesi olduğu gibi mükemmel bir İlahî sanattır.

“Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır ” cümlesi en büyük motivasyon kaynağımdır. Bu düşünce felsefesi ile bardağın dolu tarafını görmeye çalışıyorum. Bu da beni motive ediyor. 

Çünkü gerçek anlamda kötü olan bir şey yoktur. Her şey ya hakiki anlamda güzeldir ya da neticeleri itibari ile güzeldir. Bazen neticeleri itibari ile güzel olanın altında yatan o güzellikleri hemen  göremediğimizden  bize çirkin görünür. Oysa neticesi güzeldir. 

Kalp atışı gibidir yaşam, inişler ve çıkışlar olacaktır. Zaten hayatta olduğumuzu gösteren de o iniş ve çıkışlar değil midir? Kimi zaman üzüleceğiz, yeri gelecek çok güzel başarılara imza atacağız. Yaşam olduğu kadar ölüm gerçeği ile de karşı karşıya kalacağız. Âcizane tavsiyem tüm bu durumlarda ise şunu diyebilmeliyiz:

”Bu da geçer ya Hû”

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Yazdığım yazılarda yer yer kendi hayat hikâyemden kesitlere yer vermeye çalışırım.  İnsan ebediliğe namzet olduğu için fıtratındaki bu ebediliği, dünyadan ebedi aleme gittikten sonra da arkasında  gerek eserleriyle gerekse fikirleri yaşatmak ister. Onun için ya bir kitap kaleme alır, ya bir film çeker ya da bir yapı  bırakır arkasında.

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

En sevdiğim eşyam her tik tak sesinde bana zamanın işlediğini, bir an bile durmadığını hatırlatan kol saatimdir.

Beni en fazla mutlu eden şey değer verdiğim insanlarla bir arada olup onlarla vakit geçirmek.

Her ne kadar hatırlamasam bile 3-4 yaşlarında, oyun dışında hiçbir şeyi dert etmediğim o masum çocukluk günlerimi yeniden yaşamak isterdim.

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

eecstaticc sevgi ve saygı çerçevesinde eserler kaleme alan yazarların desteklendiği bir gruptur benim gözümde. Zaman zaman benim yazılarımın da yer aldığı eecstaticc Sanat Kitabı bir kişiye değil içerisinde yazan tüm yazarlara aittir. “Ben” değil de “Biz” kavramına önem veren bu ekibe teşekkür ediyorum. Nice güzel çalışmalarda yer almak temennisiyle...

 

 

 

Mail: tasnurefsan@gmail.com 

 

Nurefşan Taş

 

Şubat 2021

© eecstaticc