for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Hayat yolculuğumun keşif üzerine kurulu olduğunu söyleyebilirim. İnsanların saklı huyları, insanoğlunun insafsızlığı, okunmayı bekleyen kitaplar ve içilmesi gereken demli çaylar hepsi birer keşif durağı.

İyi bir araştırmacı/yazar olarak; geniş kitlelere ulaşmak ve basılı yayınının değersizleşmesine de engel olmak istiyorum.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Yazmak kendimi rahat hissettiğim güvenli bir alan oluşturmamı sağlıyor. Bu yüzden şu ya da bu nedenle yazmaya başladım diyemem. Tek bildiğim erken yaşlarda bu güveni keşfedip yazmaya başladığımdır. Ayrıca yazmak sürekli araştırmama zemin hazırlayarak kendimi geliştirmeme de büyük olanak tanıyor. Ne için ve hangi duygular içinde yazdığımı bir kalıba koyar gibi anlatmam/tanımlamam mümkün değil. Sadece yazdıklarımın okuyucuyu bilinçlendirmesini ve az da olsa onlarda yer edinmesini istiyorum.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Kitaplarla ne zaman ve ne kadar iç içe olacağımı kestirmem pek mümkün olmuyor. Bazen yeni bakış açısı edinmek için aynı anda üç kitap okurum bazen de iki ayda bir kitap okurum. Öğrenmek istediğim konular, yaratmak istediğim eserler ışığında bu süreç gelişiyor. 

Türk ve dünya klasiklerini ara ara yeniden okurum. Siyasi-tarih ve polisiye romanlar ayrıca yine siyasi-tarihi araştırma kitapları en çok okuduklarım arasındadır.

Ayşe Kulin, Anton Çehov, Muazez İlmiye Çığ, Jose Mauro De Vasconcelos en sevdiğim yazarlardan bazılarıdır.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Uzun zaman hayatın klasik tanımı olan "hayat bir oyun biz de birer oyuncuyuz" sloganına inandım. Açıkçası artık böyle düşünmüyorum ya da düşünmek istemiyorum. Bir tanımı ya da kalıbı olmadan hayat daha yaşanılır gibi geliyor. 

Tıpkı kitap okuma sıklığım gibi  yazma motivasyonumda değişiyor. Belki hayatımda, ülkemizde veya dünyada olan günlük bir olay belki de doğa da yaşanan bir güzellik ya da kötülük motive kaynağım olur. 

Başat tavsiyem ise; kendi kendinize kalmayı ve yetmeyi öğrenmeniz gerek olacaktır. 

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

İkisi de birbiriyle zaman zaman ilişkilidir. Hiciv yazdığımda kesin olarak hayatımın bir yerinden çıkıp gelmiş oluyor. Onun dışında hikayelerimde yaratmış olduğum kurguyu da seviyorum. 

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

En sevdiğim eşyam budur diyemem. Mavi renk olan her şey bence sevilecek eşyadır.

Beni en fazla mutlu edecek şey ise günün birinde olmak istediğim gibi bir araştırmacı ve yazar olmak olacaktır.

Keşke tekrar yaşasaydım dediğim birkaç olay var. Ama bu sıralar pandeminin etkisiyle olsa gerek Bağlıca’da ki eğlenceli yurt akşamlarını tekrar tekrar yaşamak isterdim.

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

eecstaticc Sanat Kitapları’nı ve bu platformu yeni keşfettim. Açıkçası bu alanda yer alan diğer platformlara göre daha başarılı ve gelişim odaklı buluyorum. Maalesef yazın dünyasında yer edinmek popülarite üzerine kurulu durumda. Böyle zor bir dönemde bana güzel bir başlangıç yapma fırsatı sunduğunuz için teşekkür ediyorum.

 

 

 

Instagram: @nuhanakar

 

Nuhan Melis Akar

 

Mart 2021

© eecstaticc