for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Hayatın ağaç dikmekle eş değer olduğunu düşünüyorum. Toprağa ilk  fidanı ektiğimizde köklerini dahi işleyememiş olup ‘can suyunu’ bekliyor. Aynı şekilde bizde köklerimizi toprağımıza salmak için can suyumuzu bekliyoruz. Nasıl ki o fidan uygun iklimini, toprağını bulduğunda köklerini sağlam bir şekilde yerine salarsa bizde kendimize uygun toprağı bulduktan sonra köklerimizle kuvvetlenip ardından dallanıp budaklanmak için can atar seviyeye geleceğiz. İnsanların dallarını ‘fazla’ görüp kesmektense ‘bir tane de benden olsun’ deyip bir şeylerin hala değişebilecek olmanın inancını satırlarıma işleyerek insanlığa vermek istiyorum.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Aileme kızdığım konularda onlara mektup yazıp gardırobumun içine atıyordum. Nitekim annem eşyalarımı toparlarken buluyordu hepsini. Bir nevi dertleşiyordum. İlk olarak onlara anlatmakla başladı. Ardından susup kendimle sıkı fıkı bir arkadaş oldum ve içimle konuşmaya başladım. Bu kimi zaman çok enerjik kimi zamansa olduğunca melankolik bir tavırda oluyordu. Ardından soyumu izlemeye başladım. Konuşmadan neler anlatabildiğimizi gördüm. Ve bu gördüklerimi tek kelimeler halinde not almaya başladım. Ardından kafamda tonlarca şahsiyet çıkardım. Düz yazılarımda çoğunlukla bu kıstastan gidiyorum. İş şiire gelince ise erotika bağlamında ilerlemek hoşuma gidiyor. Çoğumuz iç benimizi,arzularımızı daha çok idlerimizde yaşıyoruz. Bu yüzden de gösterdiklerimizden ziyade göstermediğimiz kısmımızı somutlaştırmak hoşuma gidiyor. 

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Annem en büyük kütüphanemdir aslında. Okumayı öğrendiğimden  bu yana beraber kitap okumaya başlar ardından ben ona kitabımı anlatırdım o da bana. Böyle böyle süre gelen bir aktivitemiz oldu. Kitap okuma sürekliliğimi de ona borçluyum. Her türden kitap okuyorum gibi bir yorum yapamayacağım. Realist çerçevede yazılan eserler daha fazla odak noktamda kalıyor. Türk Dili ve Edebiyatı okuduğumdan geniş perspektifte bir kitaplığım var. Boş zamanlarda kitap okuyorum diyenlerden değil de onu bir gereklilik olarak görenlerdenim sanırım. Marcel proust’un Kayıp Zamanın İzinde yedi ciltlik serisinde az önce de bahsettiğim personamızın ardını çok iyi veren bir yazar olarak tanımlayabilirim. Aynı zamanda Tezer Özlü’yü, Sevgi Soysal’ı, Sabahattin Ali’yi es geçmek olmaz. Her okuyuşumda farklı bir Tezer’i, Sevgi’yi, Sabahattin’i bulmak muazzam bir his.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Hayat klasik tabir ile uzun bir yolculuk telaş, yarış, savaş, barış... ve bu yolculukta kendimizi bilmediğimiz yerlere götürmeliyiz. Motivasyon kaynağım ‘insanlarım’ dediğim kişilerin her daim yanımda olmaları ve yorulduğum zaman benimle mola vereceklerinden emin olma hissi kesinlikle. Tavsiyem ise dün yaptığınız işten bugünde bahsediyorsanız,bugün bir şey yapmamışsınız demektedir. O yüzden her anlamda dinamik olmak.

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Kaleme aldığım çoğu düz yazım olsun şiirim olsun kendimle ve Berrin Hanımla (Annemle) olan iç sohbetlerimden geliyor.

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

En sevdiğim eşyam: annemin yüzüğü,kalemim ve kitaplarım

En fazla mutlu edecek şey: değişime şahit olmak

Tekrar yaşasaydım dediğim olay: denize açılmak

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

Çok kıymetli bir faaliyet gerçekleştirdiğini düşünüyorum eecstaticc’in. Birbirini tanımayan bir çok kişi tek bir odak çerçevesinde ‘sanat’ adına bir araya geliyor. Böylelikle farklı kalemlerle tanışıp ‘kalemine sağlık’ diyebileceğimiz yeni şahsiyetler tanıyoruz. Mutluyum bu konu bağlamında.

 

 

 

Instagram: @nisabora

 

Nisa Bora

 

Mart 2021

© eecstaticc