for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Hayat yolculuğumu bir okyanusun dalgalanışına benzetebilirim aslında. Yaklaşık iki-üç sene öncesine kadar uzunca bir süre kendi benliğimi bulma  sürecindeydim.

Ben kimim, neyim, niçin varım? Bu soruların 

cevaplarını bulamadığım için de ruh halimde sürekli ani inişler ve çıkışlar oluyordu. Dolayısıyla bu da yakın çevreme yansıyordu. Yani anlayacağınız benim için zor dönemlerdi.

Bu karanlık süreçte tutunduğum tek dal sanattı. Hani kafası güzel insanlar kahve sayesinde ayık kalır ya... İşte beni de ayakta tutan şey kalemim ve boya fırçalarımdı. 

Ama her karanlığın sonunda bir aydınlık var. Ben hep buna inandım ve bu soruların cevaplarını buldum. Sevgi sayesinde. Bu yaşadıklarımdan sonra da gerçek sevginin dikiş tutmayan bir yarayı iyileştirebilecek güçte bir merhem olduğuna inandım.

Ben hayat yolculuğumu yaparken erzak çantamın içinde hep sanat vardı. Çünkü bana en iyi gelen besindi sanat. Onun sayesinde ilerleyebiliyordum hayat yolculuğumda.

Bundandır ki yaptığım sanatla duyurmak istedim hep kendimi. 

Anlayacağınız, yolun başından beri bu camiaya yeni bir ses getirmekti hedefim.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Kimselere sesimi duyuramadığım için kendimi başka yollarla anlatmaya çalışmıştım. Yazma serüvenime bu şekilde başladım.

Başta da söylediğimi üzere farklı bir ses getirmek istediğim için, kötü kelimelerle anlatmaya çalıştım güzelliği. Tabii ben yazınca da anlamamıştı kimseler beni. Sonrasında yazılarımda daha zor kelimeler kullanarak şiirlerimin dilini değiştirdim. Artık anlaşılmadan anlatmaya çalışıyordum derdimi. Yani artık kapalı bir kutu gibiydi tüm şiirlerim. Sadece çok yakın olan görebilirdi içindeki hazineyi.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Ben şiirlerimi yazmak için hayattan imgeler toplarım. Bu yüzden iyi bir gözlemci olduğumu söyleyebilirim. Kaliteli şiir yazabilmem için de çok kitap okuyup bu kitaplar hakkında bir çıkarım yapmam gerektiğinin farkındayım. 

Bu yüzden kitaplarla aramı hep iyi tutmaya çalıştım. İsmet Özel, Didem Madak, Homeros, Edgar Allan Poe, Nazan Bekiroğlu.. gibi yazarların-şairlerin kitaplarından çok etkilendiğimi aynı zamanda da onlardan beslendiğimi söyleyebilirim.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Hayat, ters çevirilmiş bir kum saatidir. Bu kum saatinin içinde aşk da vardır benim için. Ama o hiç akmaz o taneciklerin arasından hep vardır, bir yerde sabittir. Bizlerse Dali'nin tablosundaki saatler gibi zamanın içerisinde eriyip gideceğiz. Önemli olan ardımızda bıraktığımız eserler ve propogandamız olacak. 

İnsanlara, bunları dikkate alarak yaşamalarını öneririm.

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Daha öncesinde yazdığım şiirlerde hayattan imgeler topladığını söylemiştim. Benim için hayatın içinde sanat, sanatın içinde de hayat vardır.

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

-Kalemim, fırçalarım ve kitaplarım

-Karda bir kediyi kovalamayı başarmak

-Tekrar doğup aynı kişiye aşık olmak

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

Kitapta yer alan herkesin tarafsız bir şekilde tek ortak gayesinin sanat olması beni fazlasıyla memnun etti. Sanat sanattır, için değil! Sanatla kalın.

 

 

 

Kadir Tepe

 

Şubat 2021

© eecstaticc