for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

İrademiz dışında çıktığımız, belli bir yere kadar yön tayininde bulunamadığımız, irademizi kullanmaya başladığımız anda ise

istediğimiz yönde ilerlediğimiz bir yolculuktur bana göre hayat yolculuğu. Yolculuğun güzel kısmı ise ikinci adımda başlıyor. Kendi yönümüzü kendimiz tayin etmeye başladığımız anda. Kimisi bu güzelliği erken yaşlarda kimisi geç yaşlarda yaşar. Ben çoğunluğa göre erken kendime göre geç bir zamanda bu güzelliği tattım diyebilirim. Zihnimi kendi istek ve kendi algılarım doğrultusunda arındırıp zihnimde yarattığım özgür dünyada yaşamaya başladığım günden beri hayat benim için güzel ve eğlenceli bir yolculuğa dönüşmüş oldu. Bundan sonrasında istediğim, zihnimdeki özgür dünyanın benden bağımsız olan dış dünya ile çatışmayacağı bir düzende yolculuğa devam edebilmek.. 

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Yazmaya ilkokul yıllarında günlük yazarak başladım. Ortaokul yıllarında da deneme ve şiir türünde bir şeyler karalıyordum. Daha sonra lise ve üniversite yıllarımda da yazmaya devam ettim. Kendimi en özgür hissettiğim anlar kalemi elime alıp kağıdın, defterin başına geçip içimi dökmeye başladığım anlar.. 

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Denizde insan suya nasıl hasret kalırsa, çölde kuma, gökte buluta, ateşte oduna nasıl hasret kalırsa ben de kitaplarım içinde yine kitaba, kitaplara hasret bir şekilde yaşıyorum. :) Üzerine en fazla titrediğim şey kitaplarım. Kitap okumaya çok küçük yaşlarda başladım. En fazla okuma yaptığım yıllar ise ortaokul ve lise yılları diyebilirim. O

yıllarda yapmış olduğum okumalara çok şey borçluyum. Ben geniş bir yelpazede okumayı seven biriyim. O yüzden roman, hikâye, deneme, şiir gibi birçok türden kitap okurum. Aynı şekilde tek bir yazara yahut belli başlı isimlere takılıp kalmam. Fakat şunu söyleyebilirim, dünya edebiyatından ziyade Türk edebiyatından okurum. Bu noktada da sevdiğim birkaç ismi zikretmeden geçemeyeceğim: Fuzûlî, Şeyh Galib, Ahmet Haşim, Ahmet Muhip Dıranas, Ahmet Hamdi Tanpınar, Nazım Hikmet, Mustafa Kutlu, Ali Ayçil, Cahit Koytak.. 

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Hayat, kısa vadede “an”dan, uzun vadede ise “anların toplamı”ndan ibaret olan bir serüvenin adıdır bana göre. İçinde bulunduğumuz, yaşadığımız anı zenginleştirebilecek donanıma sahip isek gerekli motivasyona da sahibiz demektir. Edebiyat, kitap, yazma, okuma konusunda sahip olduğum donanım ile bütün bunlara olan ilgim beni hayata, dolayısıyla “an”a karşı motive eden şeyler. Bu bağlamda sunabileceğim tavsiye ise insanın kendini mutlu edecek şeyleri keşfetmesi ve her “an”ını onlarla zenginleştirmesi.. 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Hayat hikâyemiz içerisinde yaşadığımız her olay, aldığımız her yara, tattığımız her acı, üzerimize sinen her neşe, her keder bizim ruhumuzu, kimliğimizi, üslubumuzu oluşturur. Dolayısıyla kendini yazmadığını söyleyen bir yazar dahi aslında dolaylı yoldan da olsa kendini, kendini “kendi” yapan şeyleri yazıyordur. Benim

yazdıklarımın da hem çıkış hem varış noktası elbette yine kendi hayat hikâyem. 

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

Eşyanın ruhunun olduğuna inanan biri olarak her bir eşyamın, ruhuyla bana ayrı bir nefes, ayrı bir pencere açtığını düşünüyorum. Onların arasından bir tercih yapmak demek bir pencereyi kapatmak demek. Fakat ben bütün pencerelerimin açık olmasını ve nefesimin bol olmasını istiyorum. :) 

Geçmişten ziyade geleceği önemsediğim için “keşke” kelimesini hayatımdan çıkarmaya çalışıyorum. Fakat geçmişe dair en güzel yıllarım üniversite yılları olduğu için şu anki zihin ve gönül dünyam ile tekrar o yılları yaşamak isterdim. Yani tekrardan Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği bölümünün öğrencisi olmak ve fakültenin 102, 103, 202 dersliklerinde doyasıya ders işlemek.. 

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

eecstaticc, bir yazısını, öyküsünü, şiirini basılı bir kitapta görmek isteyen genç yazarların heveslerine ortak olarak onları destekleyen, sanata, sanatçıya hak ettiği değeri veren çok özgün ve

çok güzel bir sanat platformu. Bu platform tarafından yayımlanan sanat kitapları da çoğu yazarın ilk göz ağrısı. Benim ilk göz ağrım ise “Ahenk” kitabı. Bu kitapta “Yan(a)mayan” isimli şiirim yer aldı ve bu şiir yayımlanan ilk şiirim oldu. Dolayısıyla eecstaticc “Ahenk” ile beni bir hayalime kavuşturmuş oldu. Bu yüzden bendeki yeri hep ayrı kalacak. eecstaticc’e bana sunmuş olduğu bütün imkanlar ve güzellikler için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Daima var olun. 

 

 

Instagram: ackgz.kubra

Kübra Açıkgöz

 

Temmuz 2021

© eecstaticc