for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 


Çocuk yaşlardan beri hep yaratıcı tarafı kuvvetli biri oldum. Resim yaparım, sinema eleştirileri ve öykü yazarım. Sanatı seviyorum ben. Sanata olan bu yakınlığım sinemayla başladı. Sekiz yaşındaydım, babama küçük, kareli bir defter aldırmıştım. Gazetelerin, sinema seanslarını gösteren sayfalarından kestiğim film afişlerini o deftere yapıştırırdım. Film ve oyuncu isimlerini öğrenmeye çalışıyordum. O zamanlar internet yoktu. :) Sinema beni hep büyülemiştir. Sinemayla ilgili bir şeyler yapmak isterdim. Daha sonra da kitaplar girdi hayatıma. Benim kendimce en iyi yapabildiğim şey yazmaktır. Sinemaya olan tutkumu, yazmaya olan eğilimimle birleştirdim. Açıkçası senarist olmak ve bir kitap yayımlamak en büyük hedeflerim.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Yazmaya nasıl başladığımı hatırlamıyorum. Kendimi bildim bileli hep bir şeyler karalarım.Uzun yıllardır Twitter kullanıyorum. Çoğu kişinin aksine, ben orayı kişisel yazı tahtam gibi düşünürüm. Yıllar geçtikçe, yazı yazmak; insanlardan daha iyi dost oldu bana. Karşısında ne söylersen söyle, seni eleştirmek için bekleyen biri yok. Duygularımı rahatlıkla anlatabileceğim tek şey belki de yazmak. Son zamanlarda daha fazla yazıyorum. İçinde bulunduğumuz toplumsal yaşam şartları, yalnızlaşmaya çok elverişli. Bu durumu avantaja çevirmeye çalıştım. Bu izole zamanları bir şeyler yaratmak için önemli bir fırsat olarak gördüm.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi  tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Çok okurum. Kitap okumak pek çok kişi için hobiyken, benim için ihtiyaçtır. Bu bir tür yaşam şekli aslında. Çantamda kitap olmadan dışarı çıkmam. Toplu taşımada geçen zamanı asla boşa harcamam. İlk kitap okumaya başladığım zamanı hatırlamıyorum, ama doğru kitapla tanıştığım zamanı hatırlıyorum. On bir yaşındaydım. Şeker Portakalı'nı okumuştum. Güzel denilecek bir çocukluk geçirdim ben. Zeze ve ailesinin hayatını okuyana kadar, dünya hakkında hiçbir şey bilmediğimi fark ettim.'' İnanılmaz'' demiştim, ''bir yerlerde çok zor hayatlar yaşayan çocuklar var.'' Çocuk kalbi masum, ama bencildir. Zeze, başkaları için üzülebilmemi sağlamıştı. Herkesin doğru yaşta tanışması gereken, doğru bir kitap vardır. Okumayı sınırlandırmayı doğru bulmuyorum. Bana bir şey katabilecek kitapları okurum çoğunlukla, ama bazen kafa dağıtmak için de okurum. Julio Cortazar, Woody Allen, Haruki Murakami, Ahmet Ümit, J.K. Rowling, Elif Şafak, Azra Kohen, Ian McEwan... Çok uzar bu liste. Dediğim gibi, kitaplar konusunda kendime sınırlar koymuyorum.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Hayatı hem çetrefilli bir yol olarak görüyorum, hem de aldığımız her bir nefesin çok kıymetli olduğunu biliyorum. Zamanımızın çok değerli olduğunu, geri gelmeyeceğini ve boşa harcanmaması gerektiğine inanıyorum. Benim için 24 saat hep yetersiz kalır. 25. saate gereksinim duyanlardanım. Motivasyon olarak; başarının getireceği saygınlık hissine tutunuyorum. İnsanların yazdıklarımı okuması, beğenmesi ve bunlara bağlı olarak, onlara yapmak istedikleri şeyler için adım atma cesareti vermek istiyorum.' İşe yarar biri olmak' insanın duygusal yolculuğu adına çok tatmin edici bir duygu. Pelin Esmer'in bir filmi vardır. İşe Yarar Bir şey... Ben de kalıcı, farklı hisler uyandıran bir film oldu. Herkesin fark yaratma güdüsünü tetikleyen bir şeyler olmalı. Bence herkes işe yarar bir şeyler yapmalı. Bunun ne olduğu önemli değil. Dünya için çok küçük olduğunu düşündükleri bir yarar da sağlayabilirler. Burada mühim olan, insanın kendisi dışında birileri için de çaba harcayabildiklerini kendilerine kanıtlamaları.

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Herhangi bir yazarı okurken, ''acaba hayat hikayesini mi okuyorum'' gibi düşünceler herkesin aklından geçmiştir sanırım. Ancak her yazılan, yazarın illaki kendi yaşadıkları olmak zorunda değil. Ben de aşk acısı çektim, kalbim kırıldı, kayıplar yaşadım. Bazen yazdıklarıma kendimden de bir şeyler koyuyorum tabii, ama çoğu kez anlık ilhamlarla şekillenen fikirlerimi kağıda döküyorum. Mesela sizin 12. sayınız Derin'de yer alan öyküm bir rüyadan çıktı. Hiçbir gerçekliği olmayan bir hikayedir. En sevdiğim yazar/yönetmenlerden biri olan Woody Allen'la kısa bir sohbet anı. Hatta okuyanlar gerçeküstü bir hikaye okuduklarını düşüneceklerdir. Yazmak için ilhama inanıyorum, ama çalışmaya daha çok inanıyorum. Sadece fikirlerle yazı yazılmaz. İnsanın bir birikimi de olması lazım. Yani yazmanın çoğu alın teridir, kalanı yetenekle olur.

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

En sevdiğim eşyam: Kahve makinem. :) Kahve içemediğim bir gerçekliği hayal edemiyorum.

Beni en çok mutlu edecek şey: Bu imkansız aslında. Annemin hayatta olması derdim çünkü. Daha gerçek bir şey söylemem gerekiyorsa; kendime ait kitabımın basılması derim.

Keşke tekrar yaşasaydım dediğim olay: Üniversite yıllarıma geri dönüp, o sınıflarda tekrar oturabilmek.

 

 

 

7- eecstaticc'i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayımlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc sanat kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

Sizinle tanışmam daha çok yeni. Bastığınız kitaplardan sadece birine vakıfım. Eminim ki hepsi birbirinden değerli yazılar içeriyordur. Yaptığınız işin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.Tanınmış bir isim olmadan da, yazılarımızın değer görüp, okuyucuyla buluşması enfes bir durum. Sizden olumlu yanıt aldığımda hem heyecanlandım, hem de duygulandım. Başarılı olmak hissi nasıldır, bilirsiniz. Kendime güvenirim normalde, ama ret cevabı almak insanın egosunu zedeleyen bir şey. Sizin olumlu dönüşünüz, kendime olan güvenimi daha da artırdı. ''Derin'' benim ilk göz ağrım. Şimdi 13. sayınız Berrak'ta da bir şiirim yer aldı. Bunun için teşekkür ederim sizlere. Ayrıca fikirlerime yer verdiğiniz bu söyleşi için de teşekkür ederim. Eserlerinizin bir parçası olmaktan çok memnumum.

 

 

 

Instagram: @mrscomet

Twitter: @mrschanelno5 

Işılay Güzel Yılmaz

 

Şubat 2021

© eecstaticc