for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Doğa ile bağlantılı bir yaşantım var. Bulunduğum yer ve görev yaptığım mesleğim nedeniyle kendime fazlasıyla vakit ayırabiliyorum. Şehrin trafiğinden uzak kaldığım tam altı yıl içinde ileriye dönük çok hedefim oldu. Bu sayede mesleğimle ilgili planlamalarım olumlu yolda gidiyor ve gelişiyor. Ben sizlere emeklilik döneminde açmayı planladığım plak dükkânından bahsedebilirim. Özellikle Rum şarkılarının ve buzukinin bolca yer aldığı eşsiz eserlerin raflarda olmasını istediğim bir butik yer hedefliyorum. Yakın zamanda bile olabilir diyorum neden olmasın.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Kaset doldurma furyasına bulaşmış bir adamım. Kaliteli müziği sokaklara ve hayatımın neredeyse her noktasına koymuş biri olarak, yazdığım eserler de bir müzik düzenlemesi veya film ögeleri görebilirsiniz. Çok küçük yaşlarda başlayan ve halen devam eden mektup yazma alışkanlığım ile yazılarım birikerek kitaplara dönüştü. “Eski Kaset” kitabımda ayrıntılı olarak yer verdim. Kendim için yazıyorum. İnsan önce kendini mutlu edebilmeli. Yalnız kaldığım çokça zaman var. Bu nedenle hangi duygular içinde yazıyorum diye net cevaplar veremem. Anlık melodramlar severim. Bir gece vakti altından geçtiğim sokak lambası bile bana umut verir.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Aslında ben sahaf kitapçısıyım. Notlarımı teksir kâğıtlarına yansıtan huyum yüzünden ikinci el kitaplardan ayrılamıyorum. Şiir ve Tarih üzerine oldukça ilgim var. İkinci Yeniler başta olmak üzere ayak bastığımız her sokağa isim veren şairler her günüme not bırakıyorlar. Son zamanlarda Küçük İskender üzerine yoğunlaştım.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Vakit geçirdiğim şu zamanları, ince düşüncelere saygı duymayan samimiyetsiz bir lunapark gibi görüyorum. Dünya, istediğin çok şey için kırıcı olabiliyor. Motivasyon kaynağım; plaklarım, balkonum ve tek başıma oturduğum akşam masaları.

Okurlara ve dostlara önerim şudur; açık sözlü ve net olun, insanları arafta bırakmayın, yormayın, isteğinizi ertelemeyin, olgun davranın, âşık olun, saygı duyun.

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Kendimi olduğu gibi aktardığım metinlerim yok. Yaşadığım duygusal olayların gücüyle yeni bir film sahnesi canlandırıyorum. Bu nedenle aralarında bir benzerlik bulunmamakta.

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

Net olmaktan bahsetmişken bu sorulara net cevaplar vermek isterim.

En sevdiğim eşyam: Plaklarım

Beni en fazla mutlu edecek şey: Kalabalık akşam masaları

Keşke tekrar yaşasaydım dediğim olay: Bir kış vakti Kadıköy’de geçirdiğim iki sıcak gün

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

Hazırladığınız çalışmalar harika. Dizgi ve kapak planlamanız çok tatlı. Kaliteli içeriklerin daha fazla yer alacağı güzel günlerde tekrar buluşmak dileğiyle. 

Teşekkür ederim.

 

 

 

Instagram: @emreozank

Emre Kızıltan

 

Mart 2021

© eecstaticc