for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Hayat inişli çıkışlı ilerliyor. Yokuş yukarı çıktığın bu süreçte, bir bakıyorsun yokuş aşağı yuvarlanıp gitmişsin. Hiçbir şeyin garantisi yok. Bugüne dair bir şeyler paylaşırken aslında yarınları düşünmek gerektiğini bilmek zorundasın. Her zaman düz bir çizgide akrobatlar gibi yürümeye çalışıyorum. Dengede durabilmek, her zaman olan bir şey değil. Bu yolculukta yalnız kalmamak, tabii en önemlisi. Sevdiklerimle bu yolculuğu sürdürebilmek üzerine çalışıyorum. Tabii bu konuda en önemli destekçin ailen. Devamında ise bu süreçte sevdiklerimle sıkı sıkı kenetlenerek sanat yolculuğumda bir iz bırakmak tek hayalim.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Herkesin bir anısı vardır; ilkokulda başladım diye... Üniversite yetenek sınavlarına hazırlanırken bir çalışma dosyası istenmişti. Çalışma dosyasına güncel yazılarımı koymuştum. Ama bir şeylerin eksik olduğunu biliyordum. Dosyayı teslim etmeden birkaç gün önce anneannemin tozlu tarih kokan sandığından ilkokul defterimi buldum ve üçüncü sınıfta yazdığım ilk öykümü bu dosyanın içerisine ekledim. Yetenek sınavına ve mülakatına böylelikle girdim. İlkokul üçüncü sınıfta başlayan maceramı Dramatik Yazarlık bölümünü kazanarak taçlandırmıştım. Çocukluğumun öyküsü bana uğur getirmiş ve ileride hangi meslek dalını yapacağımı yavaş yavaş öğrenmeye başlamıştım. 

Sanırım kendim için yazıyorum. Kendimi keşfetmeye ve yaşadığım duyguları görmeye çabalıyorum. Elbette sanat sanat için ve toplum için klişeleri içerisinde sanırım insan genelde daha çok kendisi için bir şeyler ortaya koyduğu zaman kendini geliştirebiliyor. Ben de kişisel gelişimim için yazmaya devam etmeye çalışacağım.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Pandemiden önce belgesel yönetmeni Mahir Karayazı’nın yardımcılığını yaptığım bir yazar Vecdi Çıracıoğlu belgeseli çekiyorduk. Vecdi Bey bana kaç kitabımın olduğunu sormuştu. Ben de saymadım ama 1000’i geçer demiştim. Hemen bana tepki gösterdi; senin yaşındayken 10000 kitabım vardı diye. Elbette insandan insan değişir kitap okuma sayısı. Belki az görünse de kimine göre çok da sayılabilecek bir kitap okuma sayım vardı. Bu yıllar geçtikçe daha da katlanmaya başladı. Sanırım ne kitapsız ne kedisiz yapabilirim… ☺

Daha çok trajikomik, absürd, kara mizah, psikoloji, felsefe türünde kitaplarla ilgileniyorum. Ama tabii diğer türlere de bir göz attığım oluyor. Yazar olarak ise; Ferit Edgü’yü en başa alabilirim, sonrasında Barış Bıçakçı, Hakan Bıçakçı, Alper Canıgüz, Eugene Ionesco, Jean Genet, Etgar Keret, Jack London…Böyle akar gider… 

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Bugün yokuz, yarın varız. Her zaman yarını düşünmek gerekiyor. Bugün dediğiniz bir gün ve o gün içerisinde zaman çok çabuk geçiyor. Aslında bugünde değil yarında yaşıyoruz desek daha doğru. Her yaptığımız bir inşaat çalışmasında yarını dikmeye çalışıyoruz. Bu inşaatlar bazen yıkımla sonuçlanıyor bazen 10 şiddetindeki depreme dayanıklı bir halde ilerliyor. Ama şunu da unutmamak gerekiyor; her seferinde darbe alarak daha da ya güçleniyoruz ya da zayıflıyoruz. O kişisel eğitimimizle alakalı bir durum. 

Motivasyon kaynaklarım; genelde güzel şeyleri görebilmek. Mesela; güzel bir futbol ya da basketbol maçı ya da güzel bir şarkı yarışmasını izleyebilmek... Aslında sadece güzel olması yetmiyor, iyi olması ve bundan zevk alabilmek, kaynakların başında gelebiliyor. İnsanlara sunmak istediğim; estağfurullah ne haddime. Ben öyle büyük kelimelerle insanların zihinlerini bulandıracak kadar büyümedim. Ama belki de tek tavsiyem; ne olursa olsun bir ürün ortaya koysunlar. Bu bir makarna salatası olur ya da bir edebi eser olur. Tercih onların… 

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Genelde çok karıştırmak istemesem de ister istemez kendisi bir şekilde yolunu bulup karışıyor. Tabii yaşadıklarımız o kadar zorlu ve güzel şeyler oluyor ki insan hemen kâğıda dökmek istiyor. Yaşadıklarımı küçük küçük notlar halinde biriktiriyorum. Elbette her tuttuğum not hemen karşıma çıkacak diye bir şey yok. Bir gün elbette değerlenecek gözüyle bakıyorum. Bir nevi hikâye istifliyorum gibi bir şey. Kurgusal yazdıklarımda çok oluyor ama dediğim gibi her insan kendi yaşamından birer parça alarak yazdıklarına yansıtır. Henüz hikayesi işlenmemiş birer parçayız bu dünyada…

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay? 

Eşyalar diyelim…

Birincisi kameram; yönetmen olmak en büyük hayalim. İkincisi dedemin daktilosu; çok eski olmasına rağmen mihrap yerinde. 

En fazla mutlu edecek şey; bir uzun metraj film çekmek ve kitap çıkarmak…

Tekrar yaşamayım ya, kalbim var, o heyecanı tekrardan yaşamak istemem ☺

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

Eecstaticc’i genel olarak sanata olan katkılarından dolayı takdirle karşılıyorum. Genç ya da benim gibi kartlaşmış yazarları kitaplarında fırsat veriyorlar. Aslında işin komiği instagramda ablam bana sizin sayfanızı atmıştı. Ve ilk başta kendi kendime herhalde yayımlamazlar, sonuçta kitap basıyorlar demiştim. Bir gece, büyük bir heyecana geldim ve hemen öykümü yolladım. Bir saat içinde bana geri dönüş yaptınız. Bu kadar hızlı bir cevap beklemiyordum. Ve sonrasında bir derken beş tane öyküm ve ayrıca iki tane şiirim yayımlandı. (Kumsal, Sandal, Damla, Zambak, Diyar) Bu benim açımdan güzel bir şeydi. Eecstaticc’in biraz daha gelişerek ve çizgisini bozmadan sanat yoluna devam etmelerini isterim. Böylelikle edebi dünyamıza yeni yeni yazarlar kazanmaya ve bizlerin de gelişim sağlamasına vesile olur. 

Sağlıcakla kalın ☺ 

 

 

 

Instagram: @emreakavrem

Facebook:  Emre Anılmış Kavrem

Blog: https://filmlerleyasayanlar.blogspot.com/?m=1

Emre Anılmış

 

Haziran 2021

© eecstaticc