for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Öncelikle hayatı bir yolculuk olarak tasvir etmeniz çok hoş. Ben ise kendi yolculuğumu her gün daha nasıl anlamlandırabilirim diye düşünen diyergamlık çerçevesinde hayat yokuşlarında dolanan biri olarak görüyorum. Hedefim de hayalimde kendi benliğinden geçip hiç olma felsefesinde var olabilmek. Benim için belki böylece yaşamanın bir anlamı olacaktır.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Yazmaya 17 yaşımda bir uygulama sayesinde başladım. Hayranı olduğum şair gibi nasıl yazabilirim düşü, beni şiire bağımlı hale getirdi. Yazarken hoyrat olmayı tek bir duygu değilde duygular yaşayarak yazıyorum. Zaten bir şair asla yek duyguların kalemi olamaz. Çünkü yazar görülmeyini biraz görebilme sanatkarıdır. 

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Kitaplarla olan ilişkim sadık bir dostun dosta olan samimiyeti gibidir. Ne zaman boşluk da sallansam bana iyi gelir. Ne zaman daralsam akıl verir. Tür olarak ise şiir ve kişisel gelişim daha çok ilgimi çeker. Birçok yazar ilgimi çekiyor doğrusu. Birisini zikretsem diğerine haksızlık gibi gelir sanki bana. Ama birkaç isim benim için özel tabi. Bunlardan üstadım dediğim Aygül Mudurlu, kalemine aşık olduğum Naz Varlı ( Şirâze) ve üstad isimler Oğuz Atay, Sabahattin Ali, ve Cahit Zarifoğlu diyebilirim.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Hayatı henüz böyle beylik laflarla tanımlayacak tecrübede olduğumu düşünmüyorum. Belki de böyle tanımlanabilir hayat benim için. Çünkü cidden garip bir döngünün içinde suretleri değişen oyuncular gibiyiz. 

Ve tam bir ressam olup hayatın resmini çizebilir miyiz onu da bilmiyorum doğrusu. 

Motivasyon kaynaklarım ise, beni güçlü kılan dua enerjisidir. En yakın dostumla içtiğimiz kahve sonrası olan huzurumdur. Kendime ve sizlere vereceğim en güzel tavsiye ise 

Her gününüzü lütfen ama lütfen son gününüzmüş gibi yaşayın. 

Öyle sevin, öyle soluk alın keyif alın. Şair ne güzel diyor; "Hayat kısa kuşlar uçuyor." :) 

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Hayat hikayem ile yazdıklarım arasında uçurum fark var diyebilirim. Ben kendimden çok başka insanların şairiyim. Kendi duygularımın ise biraz katili. O yüzden beni şiirlerimde bulmak biraz güç. Ama kendinizi bulmak ise bir o kadar kolay. 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

En sevdiğim eşyam kırmızı vosvos arabam :) 

Beni en mutlu eden an ise çok umutsuz gittiğim direksiyon ehliyet sınavında geçip ehliyeti kazanmak olmuştu. Çocuk gibi sevinmiştim. 

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

eecstaticc'i hayalleri gerçekleştiren düşler sayfası diyebilirim. Gerçekten çok ilgili ve güzel. İlerleyen zamanlarda bazı küçük eksiklikleri de giderilmesi durumunda başarılı bir şekilde yoluna devam edeceğini düşünüyorum. Ben yanılmıyorsam beş  şiirimle üç kitapta yer aldım. Ve ilerleyen zamanlarda tekrar yine aranızda olabilme dileğiyle diyelim.

Son olarak çok teşekkür ediyorum röportaj için. Umarım acizane kendimizi ifade edebilmişizdir. 

 

 

Instagram: @_Emyildirim_

Mail: gecem707@gmail.com

Emine Yıldırım

 

Temmuz 2021

© eecstaticc