for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Hayat yolculuğumu şöyle bir metaforla tanımlıyorum: Bir okyanusta yol alıyorum, dümenin başında ben varım evet ama nereye gittiğimi ne biliyorum ne de önemsiyorum. Bildiğim tek şey ise okyanusun ne kadar harika olduğu. Bu sebepten ulaşmak istediğim tek hedef, ömrümün sonuna geldiğimde "okyanusun tadını yeterince çıkardım ve bu beni tatmin etti." Diyebilmek hepsi bu.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

Yazmaya; yazmanın beni rahatlattığını keşfedemediğim bir yaşta, ilkokulda verilen kompozisyon yazma ödevleriyle başladım. Yazma dürtüsünün doğal süreçlerle ortaya çıktığına inanmaktayım. Çünkü yazmak, bir tür kendini anlatma ve rahatlatma şeklidir. Bu sebepten; yazma eylemi, zorlama olarak ortaya çıktığında insana haz vermediğini düşünüyorum. Aslında bu, sorunuzun cevabını da veriyor: Anlaşılmak için ve rahatlamak için yazıyorum. Ayrıca yazmamın bir başka sebebi de gerçekliği değiştirme arzum. Yazmanın, algıları; algıların, gerçekliği değiştirebildiğine inanıyorum.

 Aralarında konuşarak iletişim kuramayan bir canlı grubunun iletişim kurmak için başka yollara başvurması kaçınılmaz olacaktır ve bu durumda her tür farklı bir iletişim şekli geliştirir öyle değil mi? İşte insan da kendi çevresinde ve zamanında konuşarak anlaşılmadığını ve anlaşamadığını düşündüğünde bir umut yazarak kendini anlatmaya çalışır. Bu sebepten yazarken anlaşılma ve anlaşma umuduyla doluyum. Hiç bilmediğim insanların beni anlayabilme ve onların kalbine dokunma fırsatı beni heyecanlandırıyor.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Kitaplarla aramda ilginç bir bağ var. Bir nebze çıkara dayalı çünkü onları, daha yükseğe çıkmak için bir merdiven olarak görüyorum. Ayrıca kitaplarla aramı iyi yapan bir başka sebep ise onların beni anlamasına imkan olmasa da benim kendimi anlamama yardım etmeleri diyebilirim.

Ben daha çok fikirleri, görüşleri, tecrübeleri olay örgüleriyle ilmek ilmek işleyip metaforlarla zenginleştiren kitapları seviyorum. Öyle ki okuduğum kitapların arka planında yatan düşünceler her zaman ilgimi çekmiştir. Bu sebepten fikirlerini ve tecrübelerini referans noktası kabul ederek yazan yazarlar daha çok ilgi alanımda. Bunlara birkaç örnek vermek gerekirse de: Jack London, Jose Saramago, Franz Kafka, Emil Michel Cioran, Kate Chopin'i söyleyebilirim.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Hayat bir tür sarhoşluk halidir bana göre. Öyle ki aklımızın birçok şeyi kavrayamamasını bunla açıklıyorum. Eğer bir anlığına dahi ayık olabilseydik hayat gerçekten çekilmez olurdu. Bu yüzden insanı motive eden temel faktörün gerçeklikten uzaklaşmak ,buna isterseniz sarhoşluk da diyebilirsiniz, olduğunu düşünmekteyim. Beni gerçeklikten uzaklaştıran şeylerin başında hayal kurmak geliyor. Ayrıca yaşadığımı unutturan birtakım şeyler de beni motive eder. Bu durum kimi zaman kendisini yazdıklarımda belli ediyor kimi zaman da kafatasımın içinde bir oraya bir buraya çarpıp duruyor ve asla dışarı çıkamıyor. İsterim ki  ömrüm tükenmeden söyleyebileceğim her şeyi söyleyeyim ve yazabileceğim tüm şeyleri yazayım. Fakat böyle bir şey bana en azından şimdilik, mümkün değil gibi gözüküyor. Ama bunun hayalini kurmazsam ve gerçeklikten uzaklaşmazsam sınırlarımı hiçbir zaman zorlayamayacağım. Bu yüzden diyebilirim ki sınırlarımı zorlama fikri beni motive eden bir başka faktör.

 Hem kendime hem de insanlara sunmak istediğim başat tavsiye ise ise duyguların giderek tekdüzeleştiği ve küreselleştiği şu devirde bizi başkalarından ayıran en temel özelliklerimizden olan  duygularımızı muhafaza etmemiz ve onlara sarılmamızdır. Şayet farklılığın olmadığı bir dünyadaki insanın, sistemin dişlilerinden biri haline gelmesi ve durağanlık kaçınılmaz son olacaktır.

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

Yazarken tabii ki tecrübelerimden besleniyorum. Fakat bu tecrübeleri olduğu gibi aktarmıyorum. Yaşadığım herhangi bir olayın farklı varyasyonlarını kurguluyorum. Bu sayede, bir olaya birden fazla bakış açısıyla bakmış ve baktırmış oluyorum.

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

En sevdiğim eşyam kalemim. Ona duygusal bir anlam yüklüyorum çünkü kağıda döktüğüm tüm sırlarımı biliyor ve bu, onu dertleştiğim bir arkadaş olarak görmeme sebep oluyor.

Beni en fazla mutlu edecek şey, birinin beni anlamaya çalışıyor olduğunu hissetmemdir. Kanımca bu, bir insanın karşısındakine değer verdiğini gösteren en büyük işarettir.

Keşke tekrar yaşasaydım dediğim olay ise bir buçuk sene önce kadın haklarına dair farkındalık yaratmak için düzenlediğimiz eylemdir. Kadınlara yalnız olmadıklarını hatırlatmak ve bunu medya aracılığıyla daha fazla insana ulaştırmak, dünyaya henüz yeni yeni anlam yükleyen on altı yaşındaki benim vicdanımı az da olsa rahatlatmıştı.

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

eecstaticc, benim yazar olma yolunda ilk adımımı atmama olanak sağladığından her zaman hafızamda önemli bir yer tutacak.

Demet adlı kitapta bir tanesi düzyazı diğeri şiir olmak üzere iki yazım bulunuyor ve şiiri çok sevdiğim birine ithafen yazmıştım. Fakat kitabın yayınlanmasından kısa bir süre sonra aramızdaki bağlar onarılmaz hasarlar aldı. Buna rağmen bu anı her aklıma geldiğinde içimi ısıtmaya devam edecek. Diğer kitaplar ve yazılar hakkında da genel olarak olumlu düşüncelere sahibim. Zaten kendiminkiler dışındaki yazıları olumsuz şekilde eleştirecek kadar bilgi birikimine ve zevke sahip olduğumu söyleyemem.

Sanatın hayatınıza ilham olması dileğiyle...

 

 

 

Instagram: @burakus.ay

 

Burak Ay

 

Mart 2021

© eecstaticc