for art...

1- Hayat yolculuğunuzu nasıl tanımlarsınız ve bu yolculuğunuzun devamında olmasını istediğiniz hayal/hedefleriniz nelerdir?

 

 

Hayat yolcuğumu bir Çınar ağacına benzetiyorum. Kökleri bağlılıkta sağlam, yaşına karşı hızlı büyüyen, her engele karşı güçlü; bir hayat yolculuğu içerisinde olduğumu düşünüyorum.

Hayallerimde ise bir sanat evi kurmak var. Müzik, heykel, resim, şiir… Her katta ve her odada yer alan sanatın gençler tarafından icra edilişine ev sahipliği yapmak istiyorum.

 

 

 

2- Yazmaya nasıl başladınız? Ne için ve hangi duygular içerisinde yazıyorsunuz?

 

 

“Kendimi bildim bileli yazıyorum.” Klişesinde ömür geçirenlerden değilim. Kendimi tanımaya başladıktan sonra bana güzel hisler yaşattığı, belki ben de başkalarına güzel hisler yaşatabilirim cömertliğinde karalamalar yaptım. Toyluğun yanında arsızlık yapmam; şu anki yazınsal doluluğu bana sağlamış oldu. “Her şeyin bir ilki vardır neydi o?” Diyecek olursak babam için bir şiir yazmıştım. Beğenisi beni yazı yazma konusunda kamçılamış oldu.

 

 

 

3- Kitaplarla olan ilişkinizi nasıl tanımlarsınız? Hangi tür kitaplar ve hangi yazarlar daha fazla ilgi alanınızda?

 

 

Kitap benim için zaman ayırdığım bir değerdir. Kişiliğimi oluştururken ilgi alanlarımı tanımam: Hem yazdığım yazıların temasını oluşturdu hem de diğer yazı türlerini tanımama sebep oldu. Yaşadıklarımı kavrama noktasında, köşe yazıları ve denemelerden çokça etkilendim. Fakat en büyük ilgim otobiyografik romanlara karşı oldu. Nurullah Ataç, Oğuz Atay, Elif Şafak gibi yazarların eserleri, her zaman ilgimi çekmiştir.

 

 

 

4- Hayatı nasıl tanımlıyorsunuz? Motivasyon kaynaklarınız nelerden oluşuyor ve hem kendinize hem insanlara sunmak istediğiniz başat tavsiye nedir?

 

 

Hayatı zıtlıklar kümesi olarak tanımlıyorum. İyi-kötü, gece-gündüz, kara-deniz oluşumlarına çatı olmakta. Zıtlıklarda yapılan seçiminse önemli olduğunu düşünüyorum. Bireyi üzecek olana yatkınlık aksini de mutlaka içinde barındırıyor. Kötü bir durum varsa ya daha kötüsünü ya da olan durumun iyi taraflarını düşünmek beni motive eden noktalardandır. Fakat Polyannacılık (olumluluk ön yargısının) psikolojisinin en iyisi olduğunu düşünüyorum. 

 

 

 

5- Hayat hikayeniz ile yazdıklarınızın ilişkileri nasıldır?

 

 

İkisi de birbirine bağlı. Nefes aldıkça yaşıyorum. Yaşadıkça da hikâyemi yazıyorum. Her yazım benden birer parça taşımakta. Aslında bir nevi ben hayatımı harf harf yazıyorum. 

 

 

 

6- Bir kelime veya bir cümlelik tanımlamalar eşliğinde:

En sevdiğiniz eşyanız, sizi en fazla mutlu edecek şey, keşke tekrar yaşasaydım dediğiniz olay?

 

 

En sevdiğim eşya yetiştirdiğim çiçeğim. Beni mutlu eden şey kahve eşliğinde dergi okumaktır. Keşke tekrar yaşasaydım dediğim bir an ise öğretmenimin sunumumdan sonra “Bana göre öğretmenliği sen yapmalısın.” sözleriydi. Sanırım meslek seçimimde de etkili olan bu andı. 

 

 

 

7- eecstaticc’i genel çerçevede nasıl yorumluyorsunuz? eecstaticc tarafından yayınlanan yazı/yazılarınız ve eecstaticc Sanat Kitapları hakkında neler söylemek istersiniz ve son olarak belirtmek istediğiniz şeyler nelerdir?

 

 

Eecstaticc hakkında bir mucize olduğunuzu düşünüyorum. Bazı insanların yazı yazma konusunda mükemmel yetenekleri oluyor. Fakat bu insanları yönlendiren ya da bu yetenekleri ortaya çıkartacak bir topluluk olmadığı için hep bir şeyler eksik kalıyor. Sizin bu boşluğu fazlasıyla doldurduğunuzu düşünüyorum. Amatör veya profesyonel herkese kucak açıyor olmanızda sınıfsal bir fark olmadığını gösteriyor. Görsel ve yazınsal sanata bu denli önem veriyor olmanız beni mutlu ediyor. Umarım uzun süre Sanat Kitapları’nı yayınlamaya ve yayımlamaya devam edersiniz.

 

 

Instagram: cilemcnr

Twitter: Cilemcnar

 

Çilem Çınar

 

Temmuz 2021

© eecstaticc